CUNDA ADASI GEZİLECEK YERLER & ADANIN SIRLARI

Ege’deki tatil yerleri arasında bir seçim yapmaya çalışırken Cunda mı, Bozcaada mı, Bodrum mu, Alaçatı mı diye düşürken bu yazımıza denk geldiyseniz size koca bir HOOOP! çekiyoruz. Estafurullah efendim, hepsi bir kefeye konur mu hiç? Evet, hepsi Egeli, ama hepsi birbirinden de bir o kadar farklı ki… Avarel ve Joe gibi aynı aileden gelen bambaşka karakterler. Bodrum şöyle, Bozcaada böyle diye tek tek anlatmak isterdik ama malumunuz bu yazımızın as solisti Cunda Adası. Cunda’yı en iyi ifade eden şey de bizce aheste bir zevk-i sefa yeri. Girit mutfağı, Rum mirası sokaklar, özerk ada hissiyatı, hoş insanlar, şarap eşliğinde edilen muhabbetler, gün batımında rakı balık sefası ile ince ve dingin yaşamayı sevenlere hitap ediyor. Tabi ki bu söylediklerimiz buraların tadını en güzel çıkaracağınız zamanlar olan yani sezon başı ve sezon sonu için geçerli. Bayram gibi zamanlarda mutsuz eder sizi. Önerimiz bayram gibi yoğun zamanlarda tercih etmemeniz yönünde. Tatiliniz uyuyor ise yaz yerine okulların açık olduğu zamanları tercih edebilirsiniz. İşin doğrusu şu ki Cunda’da gezilecek yerler bir çırpıda bitiveriyor. İki kilise, 5-10 sokak derken hepsi hepi topu yarım günlük tur. Üstelik, Cunda Adası’nın bir Alaçatı gibi adamı eğlendirme gayesi de yok. Denizi var, beach club’ı yok, barı var, partisi yok. Bu da Cunda’nın “Ben kimseyi eğlendiremem, keyif almayı bilen gelsin” diyerek ağırlığını koyma şekli. Tarihe baktığınızda da Cunda’nın hep bir ağırlığı olmuş; Cunda 18. yüzyılda Osmanlı’dan özerklik almış, büyük bir şehir olmamasına rağmen 4-5 konsolosluğa ev sahipliği yapmış, Kurtuluş Savaşı sırasında işgalcilere ilk asker kurşunu burada sıkılmış (adanın diğer adı olan Alibey de tetiğin arkasındaki isim) ve böylece Yunan ordusuna Anadolu’da ilk direniş burada başlamış. Mübadele tarihine ilgi duyanların, özellikle de gurmelerin ve ağırdan almak isteyenlerin Cunda’dan tebessümle ayrılması çok muhtemel. Daha fazla hareket arayanlara ise Cunda’yı Ayvalık ile birlikte gezmelerini öneririz, zaten araları sadece 25 dakika ama Ayvalık’a yazın dehşet bir trafik oluyor. Kazdağları ise İstanbul’dan gelirken hem yolunuzun üzerinde hem de sadece 1,5 saat mesafede. Yolda gezerek gelmek isteyenler şu rota önerimize bakabilirler.